shape
shape
shape
shape
shape
shape
shape
shape

Kardelen FM’in Metal Müzik Hikayesi

Superonline’ın kapanmasından sonra kendi hikayesini yazmaya başlayan Kardelen FM’de bir dönem gerçekten oldukça keyifli ve benzersizdi. 2006 ila 2009 yılları arasında anlık dinleyici miktarının bir sunucu limiti seviyesinde olduğu ve anlık 10.000 üstü dinleyicinin radyoyu dinleyemediği bir dönemden bahsetmek istiyorum.

Kendimin metal müziğe özel ilgisinden dolayı Kardelen FM‘de oldukça fazla metal müzik yer almaktaydı. Fakat bu durum dinleyicilerin çokta hoşuna gittiği söylenemez, nitekim günlük 5.000 civarı isteğe cevap vermek zorunda kaldığımız bir sistem içerisindeydik.

Dinleyicinin parçalanması ve daha özgür hareket edebilmek için Kardelen FM altında 5 ayrı radyo açmaya karar verdik. Bunlar şu şekildeydi;

  • Kardelen FM
  • Radyo Metal
  • Yar FM
  • Hayat FM
  • 24 FM

Radyo Metal bizim için özgür müziğin başladığı ve sonlandığı nokta oldu. O dönem “Onur Pay” emeklerinin altını çizmek şart. Kendisi Radyo Metal’de bir çok önemli sorumluluğu üstlendiği ve oldukça güzel bir site ile bunu devam ettirdiği bir yıl olmuştu. Hatta bazı orjinal yazılımlarını o dönem Kardelen FM’e entegre etmiştik. Kendisi şu an ne yaptığını oldukça çok merak ettiğim kişilerden birisidir.

2006 ila 2009 yılları arasında Kardelen FM’de AC/DC’den Back In Black ardından Ankara Turgut dinleyebildiğiniz karışık bir dönemdi. Biz o dönemleri Kardelen FM müziklerinin dinleyici istekleri temelli olduğu ile övünür ve ilk online istek alt yapısını büyük bir mutlulukla anlatırdık. İstekler sadece Kardelenfm.com üzerinden gelirdi ve djler istekler arasından en çok istenen şarkıyı görebilirdi.

Henüz Youtube olmadığı dönemlerde Seda Tripcolic‘ten “Gözlerinin Yeşilini Özledim” şarkısını dinlemek için Kardelen FM iyi bir seçenekti. Fakat; herşey gibi radyodan müzik dinlemek popülaritesini Youtube ile kaybetmek zorunda kaldı. Radyo Metal ise uzun dönem dünyadan en iyi metal müzikleri dinlemek için en iyi seçenek olmasını korudu. İnternet, değişiyordu ve maalesef Kardelen FM kullanıcısını Youtube, Facebook ikilisine kaptırıyordu. Ancak geleneksel İnternet’e sımsıkı tutunan güçlü bir kitle radyolara ve sohbet odalarına sahip çıktığı bir dönemdi.

İlgili küçülme döneminde tüm radyoları birleştirmek ile bir dönem daha zirvede bir süreci devam ettirdi. Fakat; Kardelen FM kemik kitlesinde kayıplar yaşıyordu. Tüm alt radyoları birleşip tek çatı altında devam etse de kendi içerisinde ki kullanıcıların açmış olduğu yüzlerce alt sunucu ve radyo Kardelen FM’i en zor dönemlerde daha da küçültmüştü.

Radyo Metal’i Superonline‘nin şeker admini Era almış ve Kardelen FM’in önemli bir kitlesini de peşinden götürmüştü. Yaprak dökümü sırasında ilk veya en ciddi ayrılık Kardelen FM’in kurucularından Era tarafından gelmişti. Fakat; Metal müziğin Türkiye’deki merkezi Radyo Metal’i devam ettirmekte güçlük çektiler ve bir noktada kendi içlerinde anlaşamadıkları için kapattılar.

Günümüze kadar Metal müzik üzerine radyo + forum + haber merkezli Radyo Metal kadar kapsamlı bir çalışma açılmadı. Radyo Metal hüzünlü bir şekilde suya yazılan bir yazı olarak anılarda kaldı. Back In Black ise arabada son ses dinlediğim hüzünlü bir proje şarkısı oldu.

Neden Büyük Düşünemedik?

Herşey İnovasyona uğrar ve gelişir. Aynı kalmak veya aynı kalmak için uğraşmak sadece küçülmeyi doğurur. Gün gereksinimlerini analiz etmek ve bugün doğru zamanda doğru yerdeyseniz yarın aynı yerdeyseniz yanlış zamanda yanlış yerdesinizdir. Karşınıza gelen fırsatları değerlendirirken 1 santimde olsa her gün daha iyisi olması için çabalamanız gerekir. Bazen iyi birşeyi yıkıp, baştan yapmak gerekli. Bu inandığınız bir yık / yap ise korkmadan yapın.

Hep hayalim yüzlerce mod arasından bir mod seçtirip o mod müziklerini dinletmekti. Fakat Türkiye’de Müyap‘ın nefesi ve “Yasak Bak Haa” duruşu vardı. Fakat Spotify bunu yaptığında bazı yasaklar ona işlemedi. Kimseyi ve bir kurumu eleştirmek istemiyorum ama Spotify benzeri bir hayalim vardı ve çeşitli yasaklardan dolayı biz gerçekleştiremezken Amerika’dan bu proje gerçekleştirilmişti. Bir ders çıkartmalı ve ulusal anlamda yayılacak projelerin üstünde “yasak” baskısı yapmamalıyız. Radyonun gelişimsel noktasını biz kaçırdık ama bundan sonraki gelişeceği noktaları bizden sonrakiler kaçırmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir